Buram Buram Retro >> Beraber oynanan Oyunlar (Co-Op Oyunlar)

Kategori: Makaleler / Oyun - 11.189 kez okunduYorum Yazın
Buram Buram Retro >>  Beraber oynanan Oyunlar  (Co-Op Oyunlar)

 

Hepimiz öyle ya da böyle bir şekilde oyun oynarız. Kimimiz bu oyunlara karşı sıkı oyuncu tabiri ile tam bir oyun canavarı iken, kimimiz ise günlük oyuncu kavramında sadece mesai aralarında ya da evde birkaç saat kafa dağıtmak için oynayan oyuncularızdır.

İşte hangi oyuncu türüne giriyor olursanız olun az sonra bahsedeceğimiz ataşehir elit escort oyunlara kenarından köşesinden mutlaka bulaşmışınızdır.

Anlatacağımız oyun türü ise, çocukken arkadaşlarımızla toplaşıp beraber oynadığımız oyunları (co-op oyunlar) bu sayfalarda ağırlamak niyetimiz. Şimdi sizden ufak bir ricamız yerinize rahatça oturup yazının keyfini sürmek olacak.

 

atari-90-tank-oyunu-oyna

 

90 TANK

Sarı ve yeşil renklerden oluşan iki tank ve ortalarında korumaları gereken bir kartal. Evet tüm olay sadece bundan ibaret olsa da inanılmaz zevkli bir oyundur kendisi. Aslında tek kişiliği de vardır lakin hiçbir şekilde bir arkadaşınızla beraber oynadığınız o zevki vermiyordur ve asla da vermeyecektir.

90 tank

Evet, aslında bu kadar basit bir oyun nasıl oluyor da bu derece zevkli oluyor öyle değil mi? Kim bilir belki o yıllar da oyunlar sadece para kazandırsın diye yapılan ticari amaç gütmeyen içinde ruh barındıran güzel yapımlar olduğundandır. Zaten o yıllarda çıkıp da güzel olmayan nadir oyun vardır piyasa da, neyse efenim biz konumuza dönelim.

 

Zamane oyunlarına taş çıkarırcasına arkadaşınız ile çeşit türlü stratejiler planlayıp savaştığınız, hatta bazen “o silahı ben alacaktım layn!” diye hönkürdüğünüz nadide oyunlardandır 90 Tank. Hele birde kartalı çelik zırhlı duvarla korumaya almışsanız değmeyin keyfinize, sanki üstünüzden kilolarca yük kalkmışçasına rahatlardınız. Kıyasıya bölüm sonunda kim bonus puanını alacak diye kapışılsa da yine de beraber o bölümü geçtiğiniz için sevinirdiniz. Evet, oyunumuz basitti sıradandı ama hiç de fatih elit escort kolay değildi, bazı bölümleri kan ter içinde bırakırdı sizi bir gözünüz düşmanda bir gözünüzse ne kadar düşmanın kaldığını yazan bölmedeydi çoğu zaman. Arada da arkadaşınızı koruyup gözetler ya da sırf Kartalı korumak adına kendinizi siper ederdiniz o zalim düşman tanklarına. Ne alıp veremedikleri vardı ki gariban kartalla. İşin aslı o Kartalın başka bir şeyi simgeliyor olması kuvvetle muhtemeldi ama o yaşlarda kim takardı ki onun bir şeyleri simgelediği gerçi hoş şimdi de umrumuzda olmaz “oyun çok güzel oynarım valla” deriz.

tank3

 

 

   Mario Bros

 

Herkesin bildiği o meşhur bir prensesin peşinde heba olduğumuz o oyun değil tabi ki anlatacak olduğum.  O zamanlar sağa doğru yardırarak mantarların ve bilimum tospağaların canına okuduğumuz oyuna sadece Mario derdik, diğerine ise Mario Bros. Bunun kendimce tek sebebi aslında açılışında Mario Bros diye koca koca yazması kuvvetle muhtemeldir tabi ama o zamanlar nerden bilelim Bros un soyadı gibi bir şey olduğunu o oyuna has bir ad gibi gelmişti bize.

31410-mario-bros-nes-screenshot-title-screens

 

Oyunumuz dört beş kat sıralı çubuklardan oluşan, en altta ve en üstünde yer almış ve tepemize musallat olmaları için canavar yollayan o meşhur yeşil borulardan vardı. Sinek, yengeç vb. bilumum haşerat bize dokunmaya can atar şekilde turlamaya başlıyorlardı bu borular sayesinde yukardan aşağı. E bizde yıllara meydan okuyan apargat vuruşlarımızla onları dünyaya geldiğine pişman etmeye çalışıyorduk. Ama bu sefer sadece apargat yetmiyordu yanına gidip birde kıçına tekmeyi basmakta lazımdı. Hele ki o tekmeyi atamadık mı vay halimize sanki kuduz mikrobu kapmış köpek gibi güçlenip deli gibi dolanıyordu o hayvanat ve doğal olarakta tekrar tekmeyi avcılar elit escort basacağımız o an daha zor oluyordu bizim için.

mario_bros-140959-1

İşte bu hengâmenin ortasında birde ilerleyen bölümlerde işimizi zorlaştıran buz kristali çıkıyordu sahneye. Eğer zamanında bu kristali kıramazsak üstünde tepinip koşturduğumuz çubuklar buzla kaplanıyor ve üstünde kaçıp koşmak şöyle dursun adam gibi duramıyorduk bile. Ha birde olmadık zamanda bize ecel terleri döktüren yeşil ve kızıl alev toplarını unutmamak gerek tabi. Hele  üç düşmanın arasında kaldıysanız hangisinden kaçacağımızı şaşırıyorduk.

Oyunumuz her ne kadar takım çalışmasına dayansa da içten içe bir rekabet,  komik bir it dalaşı da mevcuttu. Arkadaşımız yukarlarda hayvanat tepmekle uğraşırken bizde sinsice onu tuzağa düşürmeye tabiri caizse her türlü kıllığı yapmaya çalıştığımız nadir oyunlardandı. Hele ki o tam bayıltığı hayvanata tekmeyi basacakken aşağıda ki arkadaş kıllığına o son adımda POW a basmasıyla hayvanat uyanmış ve arkadaşa güzel bir öpücük kondurmasıyla bir hakkından etmiş oluyordu. Oyun açısından etik olmayabilir belki ama gerçekte gayet komik dalaşmalara sebebiyet vermekteydi bu durum. Sanırım bunların en komiği ise kızgın hayvanatın peşimizde yardırdığı ama önümüzde duran arkadaşın kılını bile kıpırdatmadığı için onu iteleyerek kaçmaya çalışmamızdı herhalde.  O yıllarda başka bir oyunda bu kadar gülüp eğlendiğimi pek hatırlamıyorum. Şimdi o zamanları hayal ediyorum da hala beni gülümsetebiliyorsa cidden efsaneleşmiş bir oyun demektir benim için.

 Mario_Bros._-_1983_-_Nintendo

 

 

 

 

Double Dragon

 

90’ lı yılların en iyi oyunlarından biriydi şüphesiz. İki kardeşin karşılarında ki çetelere ve zebellak gibi heriflere dayak atmasıydı tüm olay. Hatta Mario, Street Fighter dan sonra filmi yapılmış ancak, film tutulmasa bile iyi bir seriye bağlanan çizgi filmleri bile yapılmış güzel bir oyundu Double Dragon.

Double_Dragon_II_for_NES_screenshot

Her zaman ki gibi tek kişi de o güzelim maceralara atılabilirdik, ama bu hem daha zor hem daha az eğlenceli olurdu her zaman.  Takım olarak gitmek tamamıyla şarttı, çünkü biri arkada kaldımı ekran dışı kaldığından o kişinin ya ölüm sebebi olurdu ya da, oyun o kişinin size yetişene kadar ilerleyememesine neden olurdu. O yüzden uyum içinde düşmanlarımızı pataklamaktan başka çaremiz olmazdı. Bu da takım olarak çok iyi şekilde hareket edilmesini ve oyundan alınan keyfi arttırmasını sağlardı. Yalnız en zevkli yeri ise yumruk, tekme ile saydırılan ve tutup sırttan fırlatmalar ile sonuçlanan kombolar ve o güzel BOSS (bölüm sonu canavarı) savaşlarıydı.

E oyunlarıyla, filmi, çizgi filmi ile bu kadar haşır neşir olununca  o dönemin çocukları kesinlikle bir kere bile olsa, sokakta arkadaş ortamında  ben mavi ejderim, sen kırmızı, sen turuncu gibi geyikler  dönmesi kaçınılmazdı tabi ki.

 DoubleDragon2 Screen1

 

Contra

 

Bu oyuna sadece şunu bile desek yeterli olurdu sanırım, o zamanın bir Counter’ı bir COD’sidir.

Tek eksiği gerçek oyuncular ile kapışılmaması idi belki ama diğer bütün her şey tarife tıpa tıp uymaktaydı.  Bir helikopter den aşağı indiğimiz sahneyle başlayıp binbir türlü düşman ve harita da hayatta kalıp görevimizi yerine getirmeye çalıştığımız aksiyon dolu bir oyundu CONTRA.

Contra

Yerde sürünüp sinsice düşmana yaklaşmak mı dersin, suda ilerleyip düşmanları mıhlamak mı, yoksa paraşütle havada süzülürken düşmanları ustalıkla seni vurmalarından önce haklamak mı?  Evet, bütün bunları bu oyunda yapabilirdik ve bunları bir arkadaşınla beraber yapabilmek çok zevkliydi.

 

contra 2

 

 

Beraber oynayabildiğimiz oyunlar elbette bu kadar değil,  bu yazıda sadece bir kaçından bahsettim. Umarım kendi çocukluğunuzdan bir parça da olsa hissetmenizi sağlayabilmişimdir.

Hani olur da bir gün karşınıza bunlardan biri çıkarsa kesinlikle bir arkadaşınızla deneyin. Yalnız grafik, konu falan aramayıp sadece eğlenmeye bakarsanız inanın çok zevk alacaksınız buna eminim.

 

 

 

 

 


vkopuzoglu

Kendim hakkında konuşacak olursam, biraz otaku birisiyimdir. Ama malum ülkemizde fazla imkânımız olmadığı için, daha çok bilgisayarıma anime-manga arşivlemekten ve çıkan bazı şanslı basılı manga serilerini almaktan öteye gidemesekte yakında bir atılım yapıp bir tık öteye geçmek niyetindeyim. Özellikle okumayı ve yazmayı çok severim konusu hoşuma giden her türü okur, kulağıma hitap eden müziği dinlerim. Ha tabiki de oyun ve bilgisayar meraklısıyımdır. Yazmak benim için çok ayrı bir duygu olmuştur her zaman o yüzden kâh stres atmak için, kâh birşeyleri paylaşmayı sevdiğim için bol bol yazarım. İşte bu yüzden önce ÇizgiPortal, Anime Günlüğü ve şimdi de Klavye İzi kurucularından biri olarak kalemimiz döndüğü kadarıyla siz sevgili okurlara bir şeyler yazmaya çalışan biriyim.
Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!
Loading Disqus Comments ...
Loading Facebook Comments ...

Buram Buram Retro >> Beraber oynanan Oyunlar (Co-Op Oyunlar) (1 Yorum)

Yorum Yaz

YORUM YAZIN

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

jigolo kiralik vidanjor vidanjor tuzla escort pendik escort maltepe escort kartal escort pendik escort bayan porno sex