Aahhh beliiim!

 Abi hayırdır noldu kötü bir durum yok ya?

Sorma kardeşim veled sabahtan akşama kadar kullandı beni.

Yapma yav!

O da yetmezmiş gibi bir bölümde takıldı tüm hıncını benden çıkardı pis veled.

 

 

 

Yıllar boyu ne çekti elimizden bu gariban oyun kolları öyle değil mi? Hani ağzı olsa da konuşsa kesin yukarda ki gibi bir konuşma geçeceğine eminim. Bazıları çok çıt kırıldım oluyordu ama bazıları ise tabiri caizse taş gibiydi mübarekler bana mısın demiyordu, az kahrımızı çekmiyorlardı hani.

 

 

Bu cefakâr alet kâh bir arkadaş ortamında güzel vakit geçirmemize sebep oluyordu, kâh tek başımıza kaldığımızda can sıkıntımızı gidermemizde en büyük etkeni sağlıyordu. Sanırım bozulduğunda büyük üzüntü duymamız onu sadece basit bir mekanik aletmiş gibi görmek yerine, bize kattığı bu güzel anlamlar yüzündendi.

 

 

Tamir etmek için resmen ameliyata girecek doktorlar gibi hazırlığımızı yapar öyle girişirdik oyun kolumuza. Tamir edebildiysek o an dünyalar bizim olurdu sevinçten havalara uçardık. Ancak baktık ki tüm çabalara rağmen çalışmamız başarısızlıkla sonuçlanmış olduğunu görsek bile yine de yılmadan sil baştan bir daha ve bir daha denerdik.

 

Sonra zaman geçtikçe biz büyüdük o da gelişti bir kişilik, hatta ses bile kazandı. Eski halinden eser kalmasa da ve daha narin yapıda olmuş olsa bile oyuncular ile arasında ki bağ hiç değişmeden aynı kaldı. En büyük özelliği ise kablo buyunduruğundan kurtulmuş olmasıydı bu bizim için altın değerinde bir fırsattı. Artık iki büklüm makine başında esir kalmıyorduk, rahatça koltuğumuza kurulup öyle oynar olduk sevdiğimiz oyunları.

 

 

 

 

Eski dostumuz daha nice yeni özellikler ile geliştirdi kendini yılmadan. Yanına yeni kardeşler aldı hoplamalı, zıplamalı çeşit türlü oyunları deneme şansımız oldu. Şimdiyse son kıyağını yapmak için hazırlanıyor ve bu sefer işi görsellik boyutuna da getirip bizi oyunun içine çekmeye çalışıyor. Zaman hızla akıp giderken bir gün bu kıyağı sayesinde artık sadece el – göz koordinasyonu değil direk oyun içindeymişiz gibi hissiyata sahip olabileceğiz. Kim bilir belki o günler çok da uzak da değildir ha ne dersiniz?

 

vkopuzoglu
info@klavyeizi.com